14 Aralık 2014 Pazar

Bende Anneyim


Herkesin kendine göre bir 'annelik' kavramı vardır.Kimileri relax, kimileri pipirik, kimileri de benim gibi kendini bir kalıba sokamamış annelerdir.

Ben anneliğe daha çok yeni atandım.Henüz 50 günlük bir kızım var.

Hamileyken bir çok anneyi dinledim tavsiye aldım, bir çok kitap okudum.Şöyle yapmalıyım, böyle olmalıyım dedim. Dedim demesine de hiç birini uygulayamadım. Herkesin anneliği kendineymiş, koyma akılla gemi yürümüyormuş. :)
Tek emin olduğum şey; anneliğin hak eden her kadına yakıştığı ve çok özel bir duygu olduğu.

Ben anneliği hak ediyor muyum? Bence ediyorum.Ama buna ilerde kızım karar vermeli diye düşünüyorum.
Büyüğü zaman bana sarılıp "iyi ki benim annemsin" dediği günün hayalini kuruyorum.Kim bilir ne paha biçilmez bir duygudur.

Annelikten öğrendiğim şey; büyük konuşmamak oldu.

Şuan anneliğin en keyifli zamanındayım ve yolun en başındayım. Her günün tadını çıkarmaya çalışıyorum.
Hiç bir şey için kendimi şartlamıyorum artık.O gün nasıl ilerliyorsa o akışa uyuyorum.Aman kucağa alışmasın, aman emziğe alışmasın, kendi kendine uyusun gibi dertler edinmedim.

Günlerimizi doya doya geçirmeye çalışıyorum.Ama kendimi de unutmuyorum.Bakımımı aksatmıyorum, eşimle gezmeye gidiyorum.Evdeyken kendime vakit ayırıyorum.Bu sebepledir ki lohusa depresyonu bana uğramadı.
Her şey mükemmeldi de diyemem.Tabi ki alışma sürecimde zorlandığım oldu. Mesela; uykusuz kalmak beni çok sinirlendirmişti.Neyse ki çözümünü buldum.

Bu sürecimde annemin ve eşimin desteğini asla gözardı edemem.

Demem o ki; annesiz diye kendinizi, eşinizi, sosyal hayatınızı rafa kaldırmayın.Annelik keyif almaktan çok sinir harbine dönüşmesin.

Siz ne kadar mutlu olursanız bebeğiniz de o kadar rahat ve mutlu olur.Ben bu durumu " önce can, sonra canan " sözü ile özetliyorum.Son derece doğru bir cümle olduğunu düşünüyorum. Önce siz iyi olmalısınız ki yanınızdakilere ve sevdiklerinize faydanız olabilsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder