12 Ocak 2015 Pazartesi

Anlaşılmayan Babalar :)

Sağ olsun Selen, bir yazı ile beni blogunda konuk etmek istedi. Bende işler güçler çocukların hastalıkları derken bir türlü yazmaya fırsat bulamadım. Ne yazsam, nasıl bir konuyla bloguna misafir olsam karar veremiyordum. Babalara özel bir konu Anne blogunda ne alaka, Babalar ve Kızları dersek e onu zaten kendi blogumuzda söylüyoruz, Hem anne hem babanın dahil olacağı bir konu olsa böyle bir başlıkla yola çıkalım derken bugün beklediğim fırsatı yakaladım. 

Internetin hızla büyümesi, soyal medya, sosyal paylaşım siteleri derken artık her bir birey içerik üretmeye, birer bilgi ve haber kaynağı olmaya başladı. Bizlerde bu doğrultuda istediğimiz alanlarda başlıklarda bilgi alıp aynı zamanda bilgi verebiliyoruz. Kendi deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Tabi bu bağlamda içeriğin özgünlüğü kendi hayatınızdan kattıklarınızla artıyor. Özgün içerik üretebilmek için sıkça paylaşmak ve etkileşimde olmak bir yana kendinizden de katmanız gerekiyor, Buda özel hayatımızı yada istediğimiz kadar kısmını sosyal medya paylaşım dünyasına açmamızı gerektiriyor.

İşte bu noktada istediğimizi gerçekleştirirken istemediğimiz şeylerle karşılaştığımızda oluyor. Geçenlerde yağan kar, okul tatilleri sizlerinde takip ettiği üzere, çalışan-çalışmayan ve/veya evden çalışan anneleri bir hayli zor durumda bıraktı. Ve bunun neticesinde bu zorluğu paylaşmak isteyen bir anne blogger'ın aldığı tepkiler çok ilginç. Kimi haddini aşmakta, kimi gereksiz, kimi bazı insanların düşünemediğini gösteriyor. Ve bunun üstüne haklı bir şekilde yazı yazmış bugün. Bir nevi bu sözleri nasıl duyarım, hak ediyormuyum gibi...

Ne kadar kötü aslında yapılanın arkasında ki emeği bilmeden, çabayı görmeden bir insanı suçlamak, bir sıfat yakıştırmak yaftalamak. Fakat ne yazık ki bunun ne kötü olduğunu yaşayarak görsekte, bir başkasına yaşatıp yaşatmadığımızı görmüyoruz. Düşünün ki bir anne, çalışıyor evin işini yetiştirmeye çalışıyor, 8-9 aylık çocuğun bakımıyla ilgileniyor ve çocuk hasta oluyor. Çocuğun hasta olduğu aile büyükleri arasında duyuluyor ve yüksek muhtemel en büyük yakınınızdan ve hatta çoğu kez kocanızdan duyduğunuz şu kelime sinirinizi bozuyor
"Bakamadın mı çocuğa??"

Ne kadar sinir bozucu. Hemen bir Amerikan Filmi gibi araya yazı girelim...

18 Ay önce;

Mutlu bir tablo ailecek hamileliğinizi yeni öğrenmişsiniz, kendinizde olan değişimleri (gerek ruhsal gerekse manevi) fark ediyorsunuz. Onlarla yaşamaya çalışıyorsunuz. Gecenin bir körü canınız abidik kubidik birşey çekiyor (Kadın dilinde Aş eriyorsunuz) Kocanız bu fizyolojik istemin nasıl birşey olduğunu dahi anlamamış, gecenin bir körü o abidik kubidik şeyi bulmak için debeleniyor.. ve sonuç ya geldiğinde canınız artık istemiyor, belki eşiniz ne hissettiğinizi anlamadığı birşey için yerinden bile kalkmadı, yada bulamadı. Şimdi bu üç sonuç içinde genel geçer bir cevap verilebilir, hele bulamadıysa senelerce söylenebilecek o meşhur söz...

"bir abidik kubidik bulmayı beceremedin" ne farkı var "Bakamadın mı çocuğa??" cümlesinden. Yada kırk yılın başı birşey istedim yerinden kalkmadın... evet çünkü anlamadı ne hisediyorsun, tıpkı senin bir erkeğin maça olan tutkunluğunu anlamayıp her haftasonu kocan maç seyretmek isterken, senin bu isteğe "saçma" demen gibi.

Ve bu şekilde ilerliyor hamilelik, sen iç güdüsel olarak doğal bir süreçte hazırlanırken hamileliğe, baba anladığı kadar gözlemlediği kadar babalığa hazırlanmaya çalışıyor. Bazı babalar dahil olmak istesede açıkça dile getiremiyor, nede olsa ataerkil bir toplumda büyümüşüz, bebekli böcekli işler babaya göre değil bunu anne dahi kabullenmiş. Dahil olmak istenen çok noktada cevap "kadın işi bunlar sen karışma" denmiş yada "anlamazsın" sen diye fikir düşünce susturulmuş. Böyle geçn bir hamilelik süreci içinde baba henüz anlamamış dahi babalığın ne olduğunu derken... hooooop çocuk gelivermiş.
Çocuğun gelmesiyle artan masraflar, uykusuz geceler, iş seyahatleri, lohusa bir kadın, evde 1 anne 1 kaynana ve akıl veren bin değişik kadın. 

Ne yapacağını, nasıl yapacağını bilmiyorsun... çok şeyi anlamıyorsun, bir sürü zorluk içerisinde mücadele ediyorsun... bu nasıl birşey dediğinde ise sana "Baba olmak böyle" diyorlar. Nasıl yani baba olmak anlamadığın duygular, bilmediğin pratikler içerisinde bilmediğini yapmadığın, hiç denemediğin birşeyi yanlış yaptığın, yada bilmediklerini yapmadığın için suçlandığın bir süreç mi??

Annelik çok kutsal, bir bebeği ilk kez emmesi için anne kucağına verdiğinizde çocuk içgüdüsel olarak bunu yapıyor, tıpkı annenin bir çocuğu kucağına aldığında içgüdüsel olarak yapabildikleri gibi. Hiç sesi çıkmayan bir çocuğun mutlu yada mutsuz olduğunu hissedebildikleri gibi. 
Fakat babalık, gerçekten emek ve güven isteyen bir süreç, destek ve motivasyon isteyen bir süreç. 
Nasıl şimdi, sizin bir yorgunluğunuz da yada serzenişinizde, insanların düşünmeden yaptığı yorumlar sizi üzüyor sizde kocanıza yaptıkları, veya yapmaya çalıştıkları yada yapamadıkları için yorum yaparken bunu düşünün. 

Herkes anlaşılmayı bekliyor... Siz anlamaya başlayarak bunu değiştirebilirsiniz.

ÖZDEMİR


1 yorum:

  1. Eğer anlaşılmıyorlarsa baba blogları açmayı ve yazmayı deneyebilirler. Çaresiz değiller :)

    YanıtlaSil