29 Aralık 2015 Salı

Neyi Nasıl Söylemeli?


Hemen hemen her cümlenin üstünü çize çize okuduğum kitaplardan biridir, Neyi Nasıl Söylemeli?.

Tara Kitap'dan çıkan bu kitap, anne babalara rehber olmayı hedeflemiş. Amacına da ulaşmış olduğunu düşünüyorum. Kızım henüz 14 aylık fakat, bu kitabı önceden okuyup hafızama kazıdım, önemli bilgileri. Aslında kitap, 2-6 yaş arası çocukların ebeveynleri için hazırlanmış.
" Ebeveynlik bir yolculuktur; büyüleyici, heyecanlı, müthiş zorlayıcı ve tatmin edici bir yolculuk."

Bu kitap içerisinde; çocuklarınızı nasıl dinlemeniz gerektiğinden nasıl konuşmanız gerektiğine, ben nasıl oldum gibi sorularına vereceğimiz cevaplardan sabrımızı nasıl güçlendirebileceğimize kadar tüm konular ele alınmış. Ve en sevdiğim kısmı da şu ki, tüm bu konular net cümleler ile anlatılmış. Anlamak ve uygulamak çok kolay.

"Pek hoşa gitmeyen kararlar verebilir, sonuçlarını sevmeyeceği şeyleri dayatabilirsiniz. Öyle olsun. Bu sizin göreviniz. Ebeveyn sizsiniz. Ve bir ebeveyn gibi davranmalısınız."

Şöyle yaparsan çocuğun disiplin altında olur, böyle yaparsan disipline etmiş olursun, diyenleri tamamen yanıltıyor, bu kitap. Çünkü; disipline etmenin doğru bir yolu olmadığını söylüyor. Çocuklarımızı en iyi bizim tanııdğımızı ve bu durumda her olayda kendi çocuğumuzun karakterine göre karşılık vermemizi öneriyor, yazar.

Diyelim ki ebeveynlerden biri ya da çocuk ciddi bir hastalık ile karşı karşıya ise çocuklara bunu anlatmalıymışız. Bu durumda çocuklarımızın bizden istediği sadece 3 cevap varmış.

1- Neler yaşanacak?
2- Siz her zaman onun yanında olacak mısınız?
3- Canı yanacak mı?

Aslında çocuk deyip geçtiğimiz evlatlarımız, birer küçük insan. Bir birey. Bunu her defasında söylesek de kimi zaman çocuklarımızın anlamadığını düşünüp bir çok konuda onları saf dışı bırakıyor ve onlara haksızlık ediyoruz. Böyle yapmamalı, onları da hayatımızın içine dahil etmeliyiz.

Ben nasıl oldum? sorusuna elbette uzun uzun detaylarla cevap vermeyeceğiz ama biraz kısaltıp, konuyu basitleştirip, onun da bilmesi gerektiği kadarını anlatmalıyız.

Her davranışımızda ona örnek olmalıyız. Elbette mükemmel değiliz, bizler de hata yapıyoruz. Ama bizler büyük olarak özür dilemeyi bilirsek, çocuklarımız da hem hatayı hem de yapılan hata karşısında nasıl davranması gerektiğini öğrenebilirler.

"Çocuk bir hata yaptığımızda veya birinin bedenini ya da duygularını incittiğimizde özür dilememiz gerektiğini öğrenmelidir. Ancak, öyle hissetmediği halde çocuğu özür dilemeye zorlamak yanlıştır."

Bu kitap bana bir çok şey öğretti. Gerçekten de son zamanlarda baş ucumda duruyor. Bir kez okudum bitirdim fakat, bir çok kez daha okuyacağımdan eminim. :)

1 yorum:

  1. Ben de hala okumadım canım ama çok faydalı olacağına inanıyorum. Bir an önce okumalıyım.

    YanıtlaSil